Vertigo Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri

Vertigo Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri


Vertigo Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Vertigo, hastanın kendisinin ya da çevresinin hareket illüzyonudur. Baş dönmesi ile aynı anlamda olan vertigo bir rahatsızlık değil bir semptomdur.

Uzun yıllar ancak deva tedavisi ile tedavi edilebildiği sanılan aslen kronik, kalıcı ve ruhsal bir hastalık olarak görülen vertigo artık günümüzde görüntüleme tekniklerinin genişlemesi ile kulak burun boğaz ve nöroloji uzmanlarının daha ilgilendiği ve tedavisinde de uzmanların gelişebildiği özel alanlardan biri haline gelmiştir.

Başdönmesi, balans bozukluğu şeklinde vestibüler yakınmalar, hastaların hekime gitmesinin en sık sebeplerinden birisidir. Erişkinlerin %40 kadarının, yaşamlarında minimum bir kere, ciddi bir vestibüler yakınması olur. Vestibüler yakınma payı yaşlanmayla artarak 75 yaşından büyük erişkinlerde %50'ye ulaşır. Hastanelerin acele bölümüne başvuran her dört hastadan birinde vestibüler şikayet vardır.

Vestibüler yakınması olan hastaların çoğunda, vestibüler sistemde yada onunla ilişkili bir diğer merkezi sinir sisteminde bir fonksiyon bozukluğu bulunur. Ortaya çıkan denge bozukluğunun fizyopatolojisi, oldukça karmaşa olsa da, teknolojideki gelişmelerin desteklediği temel bilimlerdeki gelişmeler kararı genellikle açıklanabilir durumdadır.

İlgili anatomi ve fizyoloji bilgisi, labirentteki bozuklukları açıklamak için ilk adımdır.


Vestibüler Anatomi ve Fizyoloji

Balans ve işitme organı olan kulak üç kısımdan kaynaklanır: Dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Vestibüler organ, öteki ismi labirent olan iç kulakta bulunur. Vestibüler labirent'te yarım daire kanalları ve otolith (oto=kulak; lith=taş) organlar olmak suretiyle iki tür algılayıcı vardır. Yarım daire kanalları dönme hareketlerinin açısal hızlarındaki azalma ve çoğalmaları (ivmeleri) algılar.  Anterior, posterior ve lateral yarım daire kanalları, bir kutunun bir köşesindeki düzlemler benzer biçimde birbirine dik üç ayrı düzlemdedir ve her biri kendi düzlemindeki dönme hareketlerine duyarlıdır.

Otolith organlar ise düz hareketlerin hızlarındaki azalma ve çoğalmaları (ivmeleri) ve ayrıca yer çekimi kuvvetini algılar. Otolith organlar, utriculus ve sacculus'tur. Kabaca, sacculus düşey, utriculus ise yatay düz hareketlerin ivmelerini algılar.

Yarım daire kanallarının her birinde ampulla denilen genişlemiş bir kısım ve her ampullada cupula denilen jelatinimsi kalın bir zar vardır. Başın dönme hareketlerinde, alakalı düzlemdeki kanalın cupulası kanaldaki sıvının basısı ile bombeleşir ve cupulanın içerisine saç şeklinde uzantılar vermiş olan saçlı hücreler uyarılır. Saçlı hücreler dönme hareketini temsil eden uyarıları vestibuler sinire aktarılır.

Sacculus ve utriculus'ta hassas alanlara maculae ismi verilir. Maculae'da içinde kalsiyum karbonat parçacıkları bulunan otolithik membran, düz hareketlerin ivmelerine ve yer çekimine nazaran hareket ederek saçlı hücreleri uyarır. Maculae'da saçlı hücreler öyleki organize olmuştur ki her biri kendine özel yöndeki hareketleri algılar ve vestibuler sinire uyarma verir.

Vestibüler sinir, hareketleri temsil eden ikazları vestibüler çekirdeklere iletir. Bu bilgiler vestibüler çekirdekte, görme sisteminden ve proprioseptif sistemden gelen bilgilerle bütünleştirilir. Vestibulo oculer refleks, vestibulospinal refleks ve vestibulokollik refleksler oluşturulur. Tüm bu işlemler cevabında balans ve uzaysal oryantasyon sağlanır.


Öykü

Hiçbir şey iyi bir klinik öykünün yerini alamaz. Hastanın yakınmaları ayrıntısıyla dinlenir. Hastanın daha önceden doldurduğu anket üzerinden öyküsünün alınması, zaman kazandırır. Vestibüler sistemin bozuk çalışan tarafını bulmak zor olsa gerek. Sağ yada sol vestibüler tarafı belirten en yararlı semptom, işitme kaybı, tinnitus yada kulakta dolgunluk hissi benzer biçimde tek taraflı işitsel yakınmalardır. Öyküde vertigonun başlangıcının iyi mi olduğu, iyi mi uyarıldığı, süresi, ilgili diğer semptomlar ve vakit içerisindeki seyri sorgulanır. Son olarak semptomlara dayanarak ayırıcı tanı listelenir ve bir ön tanı oluşturulur. Bundan sonraki testler öntanıyı desteklemek ya da değişiklik yapmak için yapılır. Öykünün tanıya katkısı %70 ile %80 kadardır.


Vestibüler Bozukluklardan Kaynaklanan Yakınmalar

Vertigonun türü ve ciddiyeti fazlaca değişkenlik gösterebilir, korkutucu ve tarifi zor olabilir. Etkilenen kişiler dikkatsiz, tembel, aşırı kaygılı, yada dikkat çekmeğe çalışıyor benzer biçimde algılanabilir. Okumakta, hesap yapmakta zorlanabilir. İş yerinde çalışmak, okula gitmek, günlük olağan işleri yapmak, veya sabah yataktan kalkmak zor olabilir.

Diğer Belirtiler; Dönme hissi, başında bir hafiflik hissi, yüzer gibi veya sallanma hissi, bir yöne doğru çekilme yahut bir tarafının daha ağır gelmesi hissi, gözlerle nesneleri izlemekte yahut odaklamakta sıkıntı, bulanık veya çift görme. Trafik, kalabalık, market benzer biçimde hareketli görsel çevrelerden rahatsızlık. Hareketli veya yanıp sönen ışıklara hassasiyet. Floresan lambalar sorun yaratabilir.  Uzağa odaklanınca artan hastalık. Karanlıkta yürüme zorluğu. Derinlik duyusunda deformasyona uğramış. Dikkat ve konsantrasyon azlığı. Unutkanlık. Yön algılamada zorluk. Arka planda hareket varken bir kişiyi dinlemekte güçlük. Yapılan işle uyumsuz fazla yorgunluk. Kendine güvensizlik. Anksiyete, panik. Depresyon. Sakarlık. Düşme korkusu. Düşme korkusu yüzünden evden dışarı çıkamama. Sık sık düşme. Çevre hareketi ile kendi hareketi içinde ayırt etme yeteneğinde azalma.

Öyküde 7 mühim soru ile tanı koyulabilir

    1. Yatakta sağa yada sola dönünce başınız basar mi? 

    2. Vertigo nöbetiniz sırasında ışığa hassasiyet olur mu? 

    3. Vertigo nöbeti sırasında veya hemen öncesinde bir kulağınızda dolgunluk hissi olur mu? 

    4. Yüksek ses başınızı döndürür mü yada dünyanızı sallar mı? 

    5. İlk nöbetiniz, saatlerce süren, bulantıya ve kusmaya sebep olan ağır bir vertigo nöbetimiydi?

    6. Bir sandalyeden kalkınca birkaç saniye süren bir sersemlik yaşar mısınız?

    7. Baş dönmesi ile birlikte tamamen bayılır mısınız? 


Vertigolu Hastanın Fizik Muayenesi


Otolojik muayene: Kulak muayenesini ameliyat mikroskopu ile yapmak en iyisidir. Vertigolu hastalarda kulak zarı ve orta kulak genellikle sağlamdır. Akıntılı bir kronik orta kulak hastalığı varsa vertigoya o hastalığın yol açmış olduğu kabul edilmelidir.

Nöro-otolojik muayene: Spontan ve uyarılmış nistagmus incelenir; Kafa impuls testi, pozisyonal testler, Dix-Hallpike testi, modifiye CTSIB testi, dinamik görme keskinliği testi, pastpointing testi, kafa sallama testi ve tandem adım atma testi uygulanır. Okulomotor testlerle devam edilir. Vestibüler hipofonksiyon saptandığında akustik tümör ihtimalini elemek için gadolinium kullanılarak Manyetik Rezonans görüntüleme tetkikinden yararlanılır.

Öyküden ve bu testlerden yararlanılarak KBB muayenesi sonucunda hastanın vestibuler bir sorununu olup olmadığına, eğer varsa periferal mi yoksa santral mı olduğuna karar verilerek öntanı konur. Tanıyı desteklemek için Videonistagmografi yada benzeri diagnostik testlere başvurulur. Testler düzgüsel bulunur ise hasta öntanı ile tedavi edilir, ama radikal bir tedavi uygulanmaz.

Vestibüler Rehabilitasyon tedavisi, vestibüler hastalıkların çoğunda en elit tedavi yöntemidir. Vestibüler Rehabilitasyon tedavisi; 

    • Dengeyi iyileştirir, düşmeyi önler ve kendine itimatı sağlar.

    • Baş hareketleri esnasında görmeyi iyileştirir.

    • Uzaysal oryantasyonu iyileştirir, artmış optokinetik duyarlığı azaltır

    • Yeniden sosyalleşmeyi sağlar.

Vertigo Rehabilitasyonu ve Fizyoterapistin Rolü

Vertigo ile alakalı bildiğimiz bir öteki konu düşmelere neden olmasıdır. Bilindiği şeklinde periferik denge üç temel merkez üzerine kuruludur. Bunlardan ancak bir tanesi iç kulaktır. Gözler ve kaslar dediğimiz proprioseptif sistem diğer iki temelimizi oluşturur. Vestibuler hipofonksiyon, Meniere yahut BPPV dediğimiz iç kulak rahatsızlıklarında kulak işlemlemede sıkıntı yaşamış olduğu için kasların ve gözlerin aktivitesi artarak sürdürülmelidir. Vücut bunu gerçekleştiremediğinde balans kayıpları, ayak bileği burkulmaları ve arkasından düşmeler başlar.


Vestibüler rehabilitasyon; baş dönmesi ve denge bozukluğuna yol açan balans sistemi patolojilerinde hastaların yetersizlik, özürlülük ya da engelliliklerini değerlendirerek, ekip yaklaşımı içerisinde azaltılmasını amaçlayan egzersiz temelli bir tedavi şeklidir.

Yaklaşık 2 ay devam eden tedaviler 15 günden 2 seneye uzanan geniş bir yelpazededir. Hem hastalığın tipi ve etkilediği bölge hem de kişisel değişiklikler bu süreyi değiştirebilir.


Vestibüler rehabilitasyon tatbik eden kişinin sadece kulak fizyolojisi ve anatomisine hakim olması yetmez. Aynı zamanda kuvvetli bir kas ve sinir bilgisine de haiz olması gerekir. Bazı hastalarda vestibuler sinir tamamen iletimini kaybedebilir. O durumda kas kuvveti arttırılarak dengenin korunması ve bireyin yaşam standardını koruması hedeflenir. Bu alanda edinim sahibi bir fizyoterapist bireysel egzersiz programları hazırlayarak denge yitirilmesine ve baş dönmesine neden olan esas problemi ele alarak üç sistemi de içerisine alan bir tedavi planlar ve uygular. Üstün bir kas-iskelet sistemi bilgisi ile ağırlık merkezini koruyabilen bütün kasları tekrar muntazam bir şekilde eğitir. Okulomotor egzersizler dediğimiz egzersiz grubu ile kulağın yine iletimini sağlaması elde edilirken, görme keskinliği yükseltilir ve kas desteği sağlanır. Böylece şahıs üç balans merkezinde de yardımcı alarak uzun yıllar yine atak geçirmeden, geçirse dahi nasıl başa çıkabileceği, baş dönmesi esnasında neler yapabileceğini bilerek tedaviden ayrılır.