İnvajinasyon

Çocuklarda bağırsak düğümlenmesi – İnvajinasyon

 

 

'Bağırsak düğümlenmesi' olarak da bilinen invajinasyon aslında 'bağırsakların iç içe geçme durumu' olarak özetlenebilir. İnvajinasyon bebek ve çocuklarda bağırsak tıkanıklığına en sık neden olan hastalıktır.

 

Nasıl gelişir?

            Bağırsak hareketlerinin artdığı ishal, mezenter lenfadenit durumlarında bağırsaklar iç içe girib çıkar. Fakar bağırsaklar üzerinde ve çevresinde iç içe geçmiş bağırsakların eski haline gelmesini engelleyen yapılar varsa (lenf bezesi, meckel divertikülü, 4 yaşından büyük çocuklarda lenfoma gibi bağırsağı tutan tümörler) invajinasyon oluşabilir.

            İnvajinasyon gelişmesi durumunda iç içe geçen bağırsakların kan dolaşımı bozulmaya başlar ve bağırsaklar ödemlenir. Ödemlenme arttıkça kan dolaşımı biraz daha azalır ve bu durum bağırsak dokusunun ölmesine, bağırsağın delinmesine neden olabilir. Ne kadar uzun bağırsak parçası iç içe geçmişse ve ne kadar uzun zaman önce başladıysa hasar da bir o kadar çok olabilir. Bu nedenle invajinasyon acil mudahele edilmesi gereken bir durumdur.

 

Hangi çeşitleri var?

            Öncelikle iç içe geçen bağırsakların tipine göre ayrım yapılır. İleokolik invajinasyon (ince bağırsağın son kısmı kalın bağırsağın ilk kısmının içine geçer) en sık görülen şeklidir. Bunun dışında daha az görülmekle birlikte ileoileal (ince bağırsakların kendi arasında iç içe geçmesi) ve kolokolik invajinasyon (kalın bağırsakların iç içe geçmesi) görülebilir

            Bazı durumlarda, özellikle ishal sırasında yapılan USG'de görülen invajinasyonlar izlem sırasında kendiliğinden çözülür. Bu durum geçici invajinasyon olarak kabul edilir. Fakat invajinasyon kendiliğinden çözülmüyorsa bu gerçek invajinasyondur ve mudaheleye ihtiyaç vardır.

 

Ne zaman ve kimlerde görülür?

            Daha çok viral enfeksiyonların yaygın görüldüğü Mayıs – Temmuz ayları arasında görülür. Çoğunlukla erken çocukluk döneminde, özellikle 3 yaşa kadar olur. Hastaların %90'ı 3 yaşın altındarır. Erkek çocuklarında kız çocuklarına göre 2 – 3 kat daha fazla görülür. En sık görülme yaşı 6 – 9 aylık dönemdir.

 

Belirtileri nelerdir?

            İnvajinasyon bağırsak tıkanıklığına neden olan hastalıklardan biridir. Bağırsak tıkanıklığı semptomları gösterir. En sık karşılaşılan semptom ağrı ve kusmadır. Kusmalar önce çocuğun yediklerini çıkarır tarzda olur, sonradan sarı – yeşil – safralı renge döner. Çoğunlukla öncesinde geçirilmiş ishal durumu vardır, fakat invajinasyon geçirdikten sonra çocuklar kaka yapamazlar. Karında şişlik, ateş, huzursuzluk, çilek jölesi şeklinde kanlı ishal ilerlemiş durumlarda görülebilir.

 

Nasıl tanı konulur?

            Tanısı öykü, fiizk muayene ve USG ile koyuur. Fizik muayenede çoğunlukla göbek çevresinde iç içe geçmiş ve kalınlaşmış bağırsak ele gelebilir (sucuk belirtisi). Kesin tanıysa ultrasonografiye koyulur (hedef tahtası görüntüsü).

 

Tedavisi nedir?

            Geçici invajinasyon durumlarında bağırsaklar ödemli değilse herhangi bir tedaviye ihtiyac duyulmayabilir. Fakat gerçek invajinasyon görüldüğü durumlarda Çocuk Cerrahı tarafından müdahele edilmesi gerekebilir. İlkin tercih ameliyatsız yöntemlerle iç içe geçmiş bağırsakların eski haline döndürülmesidir. Bu maksadla en sık USG eşliğinde popodan serum fizioloji verilerk reduksiyon yapılır. Bunun dışında aynı maksatla skopi eşliğinde hava veya baryum solusyonu da verilebilir. Fakat çocuğun durumu ilk başvuru zamanı bozuksa, bağırsak kanlanmasının bozulması belirtileri varsa, semptomların üzerinden 24 saatden fazla süre geçmişse veya ameliyatsız yöntemler başarısızsa çocuk acil olarak, bekletilmeden ameliyata alınarak invajinasyonun düzeltilmesi gerekmektedir. Bu zaman ilk önce laparoskopik (kapalı) ameliyat denenir. İnvajinasyon yine çözülemezse açık ameliyatla bu işlem yapılır. Bazı gecikmiş, ağır vakalarda kanlanması bozulmuş bağırsak parçasının çıkarılması bile gerekebilir.

            Ameliyatsız mudahele sonrası ilk 24 saatde bazı öocuklarda tekrarlama görülebilir, bu nedenle de yakın takip edilmesi gerekmektedir.

                                                                                               Op. Dr. Anar GURBANOV