Böbrek yetmezliği belirtileri nelerdir?

BÖBREK YETMEZLİĞİ NEDİR?

Kronik böbrek yetmezliği yada kronik böbrek hastalığı böbreğin zaman içinde fonksiyonlarını kaybetmesidir. Bir anda gelişmeyen kronik böbrek yetmezliği kademeli olarak yaşanmaktadır. Altta yatan niçin bağlı olarak gün geçtikçe ilerleyen böbreklerin fonksiyon kaybı sonunda böbrekleri tamamen çalışamaz hale getirebilir.

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kronik böbrek yetmezliği genellikle erken evrelerde sessiz halde ilerler ve hiç bir belirti vermeyebilir. Belirtiler genellikle böbreklerin fonksiyonlarının kaybedilmeye başlandığı ileri evrelerde ortaya çıkmaktadır. Kronik böbrek yetmezliğinin belirtileri her hastada aynı biçimde ortaya çıkmayabilir.

Farklı hastalıklarla da karıştırılabilen kronik böbrek yetmezliği emareleri genel olarak şunlardır:

    • Yorgunluk ve halsizlik

    • Mide bulantısı

    • Kusma

    • Konsantrasyon bozukluğu

    • Vücudun fazla su tutmasına bağlı olarak ayaklarda şişkinlik

    • İştah kaybı

    • Uyku problemleri ve bilhassa sabahları gözlerde şişkinlik

    • İdrar miktarında değişiklik ve geceleri sık idrara çıkma

    • Özellikle geceleri kas seğirmesi ve krampları

    • Ayak ve ayak bileklerinde şişlik

    • Kalıcı kaşıntı ve ciltte kuruluk

    • Göğüs ağrısı, sıvının kalbin zarının etrafında birikirse

    • Akciğerlerde sıvı birikirse, soluk darlığı

    • Hipertansiyon

    • Baş ağrısı

    • Erkeklerde ereksiyon sorunları

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

Kronik böbrek yetmezliğinin sebepleri değişebilmektedir. Kronik böbrek yetmezliği önlenebilir nedenlere bağlı olduğu benzer biçimde değişik hastalıklar kaynaklı olarak da ortaya çıkabilmektedir.

    • Diyabet: Kronik böbrek yetmezliğinin en sık nedeni halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabettir.  Yüksek kan şekeri seviyesi böbreklerdeki minik filtrelere zarar vererek böbrek yetmezliğini tetikleyebilmektedir.

    • Hipertansiyon: Halk arasında yüksek tansiyon olarak malum hipertansiyon, kalp- damar rahatsızlıkları ve inmenin sebebi olarak bilinse de böbrekleri de etkileyebilmektedir. Yüksek gerilim zaman içinde, böbreklerdeki küçük kan damarlarını zorlayabilir ve böbreklerin düzgün çalışmasını durdurabilir. Yüksek tansiyon böbrek yetmezliğine neden olabildiği benzer biçimde tam tersi böbrek yetmezliği de yüksek tansiyona yol açabilmektedir.

    • Glomerülonefrit: Böbreklerin glomeruli adı verilen küçük filtreleme birimleri bulunmaktadır. Filtreleme üniteleri glomerulinin iltihaplanması böbrek yetmezliğine niçin olabilmektedir.

    • İnterstisyel nefrit: Böbrek kanallarının ve çevresindeki yapının iltihaplanması kronik böbrek yetmezliğine niçin olabilir.

    • Polikistik böbrek hastalığı: Polikistik böbrek hastalığı en sık görülen irsi böbrek hastalığıdır. Zamanla esneyen ve ciddi böbrek hasarına ve hatta böbrek yetmezliğine niçin olabilecek böbrek kistlerinin oluşumu ile ortaya çıkar. Böbrekleri etkileyen irsi diğer hastalıklar Polikistik böbrek hastalığı, Fabry Hastalığı, Alport Sendromu, primer hiperoksalüri ve sistinüridir.

    • Prostat gibi İdrar yollarını tıkayan rahatsızlıklar: İyi huylu prostat veya prostat kanseri, mesane kanseri, böbrek taşları, enfeksiyonlar, idrar yollarındaki kan pıhtısı gibi idrar yollarını tıkayan nedenler böbrek yetmezliğine yol açabilmektedir.

    • Böbreğe kan akışını engellemiş olan nedenler: Kalp krizi veya kalp hastalıkları, karaciğer yetmezliği, ağır yanık yada alerjik reaksiyon şeklinde böbreklere kan akışının durduran veya azaltan problemler böbrek yetmezliğine zemin hazırlayabilmektedir.

    • Ağır metallerden toksinlere aşırı maruziyet

    • Uyuşturucu ve alkol

    • Kan damarlarının iltihabı doğrusu vaskülit.

    • Organında iltihaplanmaya neden olabilen otoimmün bir rahatsızlık olan lupus hastalığı.

    • Bazı kanser türleri veya kemoterapi ilaçları

    • Gereksiz deva kullanması

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Böbrek yetmezliğinin teşhisinde ilk adım nefroloji doktorunun muayenesidir. Nefroloji doktoru böbrek yetmezliğine neden olabilecek hipertansiyon veya diyabet benzer biçimde hastalıklar, böbrek yetmezliğine niçin olabilecek ilaçlar yada idrar alışkanlığındaki değişikliklerin sorgulamasını yaptıktan sonra böbrek yetmezliğinin teşhisini koyabilmek için ek tetkikler isteyebilir.

    • Kan testleri: Tam kan sayımı kronik böbrek yetmezliğinin teşhisinde mühim ipuçları verebilir. Kandaki kreatinin ve üre oranı kronik böbrek yetmezliğinin varlığı hakkındaki doktora fikir verebilir. Bununla beraber nefroloji doktoru daha ayrıntılı kan testleri de isteyebilir. GFR denilen Glomerular Filtration Rate(Glomerüler Filtrasyon Hızı) böbreklerin süzme kapasitesini belirler. Böbreklerin süzme kapasitesinin muayyen bir oranın altına düşmesi böbrek fonksiyonlarındaki sorunu belirleyebilir.

    • İdrar testi: İdrardaki kan veya protein varlığı böbrek fonksiyonlarında sorun bulunduğunu belirleyebilir.

    • İdrar hacminin ölçümü: İdrar çıkışının belirlenmesi böbrek yetmezliğini teşhis etmeye yardımcı olan en rahat testlerden biridir.

    • Görüntüleme şekilleri: Böbreklerin ve idrar yollarının yapısını ve boyutunu değerlendirmek için ultrason veya değişik görüntüleme şekilleri kullanılabilir.

    • Biyopsi: Böbrek biyopsisi çoğu zaman ciltten uzun ve ince bir iğne ile girilerek lokal anestezi altında yapılır.

BÖBREK YETMEZLİĞİNİN TEDAVİSİ NASILDIR?

Böbreklerde oluşan hasarlar genellikle kalıcıdır. Böbreklerde oluşan hasar düzeltilmese bile yetmezliğe neden olan altta yatan rahatsızlık kontrol dibine alarak böbrek yetmezliği boşlamak yada yavaşlatmak mümkün olabilir. Böbrek yetmezliğine neden olan rahatsızlığa bakılırsa tedavi planı değişebilmektedir.

Böbrek yetmezliği esnasında yaşanmış olan komplikasyonlara yönelik tedaviler planlanabilir.

    • Tansiyon kontrolü: Böbrek yetmezliği yaşayan hastaların çoğu zaman test altına alınmada zorlanan yüksek gerilim sorunları bulunur. Nefroloji doktoru böbrek fonksiyonlarını korumak için yüksek tansiyona yönelik ilaç tedavisi uygulayabilir. Yüksek gerilim ilaçları başlangıçta böbrek fonksiyonlarını azaltabileceği için kontrollerin sıklaştırılması faydalıdır.

    • Kolesterol seviyesinin kontrolü: Böbrek yetmezliği yaşayan hastalarda genellikle kalp hastalığı riskini artıracak oranda kötü kolesterol görülmektedir.  Bunun için kolesterol ilaçları kullanılabilir.

    • Anemi ilaçları: Kansızlığın yaşandığı durumlarda anemi ilaçları kullanılabilir.

    • Sıvı birikmesine yönelik tedaviler: Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerin vücudunda sıvı birikmeleri yaşanabilir. Tedavi sürecinde bu durumu engelleyici ilaçlar kullanılabilir.

    • Düşük proteinli rejim: Böbreklere binen yükü azaltmak için düşük proteinli beslenme yaşanabilecek sıkıntıların azalması bakımından önemlidir.

Son dönem böbrek hastalığının tedavisi iki şekildedir.

Diyaliz: Sağlıklı çalışmayan böbreklerin yapamadığı kanı temizleme işlemi bir aygıt sayeinde gerçekleştirilir. Diyaliz böbrek yetmezliğini tedavi etmemektedir. Ancak hayatta kalabilmek için belirli aralıkla diyalize girilmesi gerekmektedir. Diyaliz hastanın durumuna göre Hemodiyaliz veya periton diyaliz olarak iki şekilde yapılabilir.

Böbrek Nakli: Çalışmayan veya az çalışan böbreğin yerine çalışan bir böbreğin nakledilmesidir. Kadavradan böbrek nakillerinde uzun vakit bekleme listesi olmasına rağmen canlıdan canlıya böbrek nakillerinde kısa müddette böbrek nakli gerçekleştirilebilmektedir. Böbrek naklinden sonrasında hastaların diyalize girmesine gerek kalmamaktadır.

BÖBREK YETMEZLİĞİ HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR

Böbreklerin Vücuttaki Görevi Nedir?

Yaklaşık olarak yumruk büyüklüğünde ve omurganın her iki yanında bulunan böbrekler vücuttaki atık ürünleri ve fazla sıvının vücuttan atılması görevini yerine getirir. Vücuttaki tuz, potasyum ve asit içeriğinin düzenlenmesi de böbreklerin görevidir. Normal çalışan bir böbrek her gün 200 litre sıvı kanın filtreleme ve geri dönüş işlemini gerçekleştirir. Atık mamüllerin vücuttan atılmasının yanında böbrekler;

    • Vücut sıvısını dengelemek

    • Kan basıncını düzenleyen hormonları regüle etmek

    • Kemikleri destekleyen etken D vitamini formu üretmek

    • Kırmızı kan hücrelerinin üretimini test etmek şeklinde hayati görevleri bulunmaktadır.

Kronik Böbrek Yetmezliği İçin Hangi Doktora Gidilmelidir?

Böbreklerle ilgili rahatsızlıklar için Nefroloji doktoruna gidilmelidir. Nefrit ve pyelonefrit benzer biçimde böbrek iltihapları, akut ve kronik böbrek yetmezliği, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek kaynaklı hipertansiyon, albümin gibi böbrek hastalıklarının tedavisini nefroloji doktoru takip etmelidir. Özellikle kronik böbrek yetmezliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan böbrek nakli mevzusunda uzman olan nefroloji doktorlarının tercih edilmesi önemlidir.

Kronik Böbrek Yetmezliği Kimlerde Daha Fazla Görülmektedir?

Kronik böbrek yetmezliği için risk grubu şu şekilde sıralanabilmektedir;

    • Diyabet şu demek oluyor ki şeker hastası olanlar.

    • Yüksek tansiyon hastaları

    • Kalp ve kan damarı (kardiyovasküler) hastalığı olan kişiler.

    • Sigara içmek ve alkol tüketenler.

    • Obezite hastaları

    • Ailesinde böbrek hastalısı olanlar.

    • Anormal böbrek yapısını haiz olan kişiler.

Kronik Böbrek Yetmezliği Hangi Rahatsızlıkları Yol Açar?

Böbrek yetmezliği kalp damar rahatsızlıklarından akciğer problemlerine kadar birçok rahatsızlığına yol açabilmektedir.

    • Gut: Kronik böbrek yetmezliği yaşayan kişilerde en sık görülen hastalıkların başında Gut hastalığı gelmektedir. Ürik asit böbrekten süzüldüğü için iki hastalık birbiriyle alakalıdır.

    • Vücutta sıvı birikmesi: Böbreklerin sağlıklı emek harcamaması vücutta elektrolitlerle beraber aşırı sıvı birikimine yol açabilir. Vücutta aşırı sıvı birikmesi, kalp ve akciğerlerle ilgili sorunlara, hipertansiyona, kol ve bacaklarda şişkinliklere yol açabilir.

    • Potasyum artışı (hiperkalemi): Böbrek yetmezliği kandaki potasyum seviyesinde ani artışlara kısaca hiperkalemi rahatsızlığına nedene olabilir. Ani potasyum artışı kalbin çalışmasıyla ilgili ciddi sorunlara yol açabilir.

    • Kalp rahatsızlıkları: Kalp hastalıkları böbrek yetmezliğine niçin olabildiği gibi tam tersi böbrek yetmezliği de kalp hastalıklarına zemin hazırlayabilmektedir. Diyaliz tedavisi alanların en sık ölüm sebebinin kalp rahatsızlıkları olduğu bilinmektedir.

    • Hassas kemikler: Böbreklerin bir rolü de D vitamini ve kalsiyum tutmasıdır. Böbrekler gerektiği gibi çalışmadığında vücutta aşırı potasyum birikmesi yaşanır. Bu da kemiklerden kalsiyum çekilmesine neden olabilir. Çalışmayan böbrekler hem de D vitamininin kullanımında sorunlara yol açabilir. Her iki durumda sağlıksız kemiklere ve kolay kemik kırılmalarına neden olabilir.

    • Anemi: (Kansızlık) Böbrekler vücudun kırmızı kan hücreleri yapmasına yardımcı olur. Yetersiz çalışan böbrekler kırmızı kan hücresi eksikliğine zemin hazırlayabilir.

    • Erkeklerde ereksiyon sorunları, azalan cinsi dürtü yada hanımlarda doğurganlığın azalması görülebilir.

    • Hamilelik sırasında anne ve anne karnındaki bebek için risk taşıyan gebelik komplikasyonları yaşanabilir.

    • Böbreklerde geri dönüşümsüz hasar kısaca son devre böbrek hastalığı ve buna bağlı olarak diyaliz veya böbrek nakli şeklinde sonuçlar yaşanabilir.

Böbrek Yetmezliğinin Aşamaları Nelerdir?

Kronik böbrek yetmezliği böbreklerde oluşan fonksiyon bozukluğunun derecesine nazaran 5 aşamada ele alınır. Böbrek yetmezliğinin ilk evrelerinde böbrekler kısmen de olsa süzme görevini yerine getirebilir. İlerleyen aşamalarda fonksiyon bozukluğu artarak tamamen çalışamaz duruma gelebilir. Böbrek yetmezliği aşamalara ayrılırken GFR şu demek oluyor ki Glomerüler Filtrasyon Hızı testinin neticeleri da göz önüne alınır. 

    • Böbrek yetmezliği Aşama 1:  Evre 1 böbrek yetmezliğinde hafif böbrek hasarı vardır ve genellikle böbrek yetmezliğiyle ilgili belirti yoktur. İdrarda protein kaçağı görülebilir. GFR oranı 90’dan fazla olabilir.

    • Böbrek Yetmezliği Aşama 2: Evre 2 böbrek yetmezliğinde hafif böbrek hasarı vardır ve çoğu zaman böbrek yetmezliğinin emareleri gözükmemektedir. GFR oranları 60 ila 89 arasındadır.

    • Böbrek Yetmezliği Aşama 3: Evre 3 böbrek yetmezliğinde, böbreklerde vasatta hasar vardır. GFR oranı 30-59 arasında olabilir. 3. Evre böbrek yetmezliğinde belirtiler ortaya çıkabilir. 3. Evre böbrek yetmezliğinde en sık görülen emareler; ellerde ve ayaklarda şişlik, sırt ağrısı, idrar oranında değişiklik, yüksek tansiyon ve anemi görülebilir.

    • Böbrek Yetmezliği Aşama 4: Evre 4 böbrek yetmezliğinde böbreklerde orta yada ciddi derecede hasar vardır. Evre 3 böbrek yetmezliğinde görülen belirtiler ve sorunlar görülebilir. GFR oranı 15-30 arasındadır. Beslenmeye bu noktada çok dikkat edilmelidir. Diyaliz yada böbrek nakli için gerekli araştırmaların yapılmasında yarar vardır.

    • Böbrek Yetmezliği Aşama 5: Evre 5 böbrek yetmezliğinde, böbreklerde ciddi hasar vardır. Böbrekler nerede ise çalışamaz duruma gelmiştir. GFR oranı 15’ten düşüktür. Bu dönemde çoğu zaman; kaşıntı, kas krampları, mide bulantısı ve kusma, devamlı açlık, ellerde ve ayaklarda şişlik, sırt ağrısı, nefes sorunları ve uyku problemleri görülebilir. Evre 5 böbrek yetmezliği olan hasta hayatta kalabilmek için diyaliz yada böbrek nakli olmalıdır.

 

 

Böbrek Yetmezliği Yaşamamak İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

    • İlaç kullanımında dikkatli olunması gerekir. Günlük hayatta sıkça kullanılan kolay ağrı kesiciler bile böbrek hasarlarına yol açabilir.

    • Kilo kontrolünün sağlanması böbrek sağlığı bakımından fazlaca önemlidir. Obezite böbrek sağlığını negatif etkilemesinin yanında diyabet hastalığına da zemin hazırlayabilmektedir. Günlük fiziksel aktiviteleri ihmal edilmemesi kg kontrolü mevzusunda destek olduğu unutulmamalıdır.

    • Sigara kullanımı böbreklere zarar verebileceği gibi mevcut böbrek hasarını da artırmaktadır.

    • Böbrek yetmezliğini tetikleyebilecek diyabet, hipertansiyon şeklinde rahatsızlıkların test altanı katılımı gerekir.

    • Mümkün olduğunca temizlik malzemeleri, böcek ilaçları ve diğer toksik mamüller şeklinde kimyasallara maruz kalınmamalıdır.

    • İdrar yolu enfeksiyonları benzer biçimde rahatsızlıklar zaman kaybedilmeden tedavi edilmelidir.

    • Günlük su ve tuz tüketimine dikkat edin

Böbrek Yetmezliği Yaygın Bir Hastalık mıdır?

Türk Nefroloji Derneği’nin verilerine nazaran; vatanımızda her 6-7 erişkinden birinde farklı evrelerde kronik böbrek hastalığı bulunuyor. Dünya nüfusunun yüzde 6-12’si değişen derecelerde kronik böbrek yetmezliği görülmektedir.

Kronik Böbrek Yetmezliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Kronik böbrek yetmezliği erken dönemde belirlenebilirse ilerlemesi önlenebilir veya yavaşlatılabilir. Tedavi edilmeyen kronik böbrek yetmezliği tedavi edilmezse böbrek fonksiyonlarının tamamen kaybedilmesine diyaliz yada böbrek nakline giden süreç yaşanabiliyor.

Kronik Böbrek Yetmezliği Olan Kişiler Nasıl Beslenmelidir?

Kronik böbrek yetmezliği olan hastaların beslenmesine önem göstermesi gerekmektedir. Özellikle diyaliz hastalarının muayyen yiyeceklerden uzak durulması dirimsel ehemmiyet taşıyabilmektedir. Diyaliz her ne kadar böbreklerin işini yapmaya çalışsa da sıhhatli böbreklerin yapmış olduğu bütün görevleri yerine getiremez. Diyaliz sırasında vücutta sıvı miktarı artabilir, kanda fazla atık birikebilir. Böbrek yetmezliği olan ve diyaliz tedavisi gören hastaların;

    • Potasyum

    • Fosfor

    • Sıvı

    • Sodyum kısıtlamasına gitmesi icap eder.

Diyaliz sırasında uygulanacak diyet kişiden kişiye değişmektedir. Erken safha böbrek yetmezliği olan bir hasta ile son devre böbrek yetmezliği olan hastanın beslenmesi ve kısıtlamalar aynı olmayabilir. Diyaliz hastalarının genel hatlarıyla protein tüketimine önem göstermeleri gerekir. Tüketilen proteinin kalitesi olması yaşanacak sorunların önüne geçebilmektedir.  Bu konuda uzman bir nefroloji doktoru ve diyetisyenden destek almak icap eder.

Protein tüketimi: Peritoneal yada hemodiyaliz alan hastaların diyaliz olmayan kişilere gore daha yüksek proteine ihtiyacı olabilir. Yetersiz protein alımı, kg ve kas kaybı ile beraber enfeksiyonlarla savaşma yeteneğini azaltabileceği için fazlaca önemlidir. Diyaliz rejimi sırasında yüksek kaliteli protein içeren; et, kümes hayvanları, balık, yumurta, yoğurt, süt ve peynir tüketilebilir. Ancak tüketilen besinlerin potasyum, fosfor ve sıvı birikimi açısından muayyen bir dengene olması çok önemlidir.

Potasyum: Potasyum hemen hemen bütün yiyeceklerde bulunan bir mineraldir. Özellikle kaslar için potasyuma gereksinim vardır. Ancak böbrek yetmezliği hastaları için fazla potasyum tehlikeli sonuçlar yaratabilir. Diyalizdeyken, potasyum seviyesi fazlaca düşük yada çok yüksek olabilir. Çok azca yada çok fazla potasyum olması kas krampları, zayıflık ve gayri muntazam kalp atışlarına neden olabilir.

    • Kepekli tahıllar, ekmek ve bisküvi

    • Fındık, tohum, çikolata, yerfıstığı hasım

    • Hindistancevizi

    • Bütün meyve ve sebze suları

    • Esmer şeker, pekmez, akçaağaç şurubu, kahveler

    • Şişelenmiş soslar

    • Avokado, muz, kivi ve kuru meyveler yüksek oranda potasyum ihtiva eder.

Fosfor: Birçok gıdada bulunan fosfor kemiklerin sağlıklı kalabilmesi için kalsiyum ve D vitamini ile beraber görev yapar. Sağlıklı çalışan böbrekler vücuttaki doğru fosfor dengesinin korunması için destek olmaktadır. Böbrek yetmezliği sırasında kanda fosfor birikebilir ve hiperfosfotemi denilen konum yaşanabilir. İşlenmiş ve paketlenmiş gıdalar bilhassa yüksek seviyede fosfor ihtiva ettiği unutulmamalıdır.

Fosfor seviyeleri yüksek olan diyaliz hastalarının uzak durması gereken gıdalar

    • Yulaf, mısır gevreği

    • Süt, peynir, yoğurt

    • Kemik suyu çorbalar

    • Fasulye

    • Çikolata

    • Malt içecekler

    • Sakatat

    • Deniz ürünleri

    • Kepekli ekmek, kahverengi pirinç, kepekli erişte

Hem fosfor hem Potasyum bakımından varlıklı olan gıdalar şunlardır;

    • Peynir

    • Çikolata

    • Kremalı çorba

    • Kuru fasuyle ve bezelye

    • Dondurma

    • Süt gibi gıdalar hem potasyum aynı zamanda fosfor bakımından varlıklı gıralardır. Diyaliz sırasında bu besinlerden uzak durmak önemlidir.

Sıvı birikmesi: Diyalizdeyken vücutta fazla sıvı birikebilir. Aşırı sıvı birikmesi, yüksek tansiyon, nefes almada güçlük ve kalp yetmezliği gibi ciddi sıhhat problemlerine yol açabilir. Diyaliz sırasında günlük sıvı alımının, sıvı içeren gıdaların kontrol altında tutulması önemlidir. Vücutta sıvı birikmesi varken diyalize girmek yaşanabilecek sorunların artmasına yol açabilir. Sıvı kısıtlamasında uygulanacak en pratik yöntem tuzdan uzak durmaktır.

    • Çorba

    • Sade su, çay, kahve, süt

    • Puding veya dondurma

    • Kavun, karpuz, üzüm, elma, portakal, domates, marul yada kereviz gibi meyve ve sebzeler

    • Susatabileceği için cips, kraker benzer biçimde tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulmalıdır.

Sodyum: Sağlıklı bir ömür için sodyum gereklidir. Düzgün çalışan böbrekler vücutta doğru sodyum oranının ayarlanmasında etkilidir. Ancak kronik böbrek yetmezliği hastalarının kanında sodyum birikebilir. Kanda aşırı sodyum birikmesi vücudun aşırı su tutmasına da niçin olur.

    • Yemeklerde tuz kullanmayın yada mümkün olmasıyla birlikte düşürün. Tuz yerine taze otlar, limon suyu yada tuzsuz baharatlarla yiyeceklere tat vermeyi kontrol edin.

    • Konserve sebzeler yerine taze sebzeleri tercih edin.

    • Jambon, pastırma, sosis gibi besinlerden uzak durun.

    • Kraker ya da diğer tuzlu atıştırmalıklar yerine taze meyve ve sebzeleri tercih edin.

    • Zeytin ve turşu benzer biçimde salamura gıdalardan kaçının.

    • Soya sosu, barbekü sosu ve ketçap benzer biçimde yüksek sodyumlu baharatları sınırlayın.

Diyaliz Diyetinde Hangi Ekmek Seçilmelidir?

Diyaliz rejimi yaparken doğru ekmeği kura çekmek kafa karıştırıcı olabilir. Genellikle sağlıklı bireyler için, rafine beyaz un ekmeği yerine kepekli veya tam buğday ekmek tavsiye edilir. Tam buğday ekmeği yüksek lif payı bakımından besleyici ve sağlıklı bir tercihtir. Ancak, kronik böbrek hastalarının fosfor ve potasyum bakımından varlıklı olan tam tahıllı ekmekleri tüketmesi sorunlara yol açabilir.

Aynı halde kahverengi pirinç de, beyaz pirince oranla daha çok potasyum ve fosfor içermektedir.

Diyaliz Beslenmesinde Portakal Suyu İçilebilir mi?

Portakal ve portakal suyu emsalsiz en iyi C vitamini depolarından biridir. Ancak portakal aynı zamanda oldukça iyi bir potasyum deposudur.

Potasyum içeriği göz önüne alındığında, portakal ve portakal suyunun böbrek diyetinde kısıtlanması gerekmektedir. Portakal suyu yerine daha az potasyum içeren, üzüm, elma yada kızılcık suyu tercih edilebilir.

Portakal şeklinde kayısının da yüksek potasyum ihtiva ettiği bilinmelidir. Özellikle diyalizde kuru kayısıdan uzak durulması önemlidir.

Böbrek Yetmezliği Hastaları Patates Tüketebilir mi?

Patates potasyum bakımından fazlaca zengindir. Mümkünse böbrek yetmezliği olan hastaların patatesten uzak durması icap eder. Yine de patates tüketilecekse ince parçalara ayrılıp uzun vakit suda bekletmek patatesteki potasyum oranını azaltmaktadır. Yine de porsiyon kontrolü yaparak patates tüketmek en sağlıklı tercihtir. Patates şeklinde domateste yüksek potasyum içer. Yemekleri tatlandırmak için domates yerine kırmızı biber sosu denenebilir.

Böbrek Yetmezliği Olan Hastalar Özellikle Neleri Tüketmelidir?

Karnabahar: C, K ve B vitamini bakımından çok varlıklı olan karnabahar bununla birlikte iyi bir lif deposudur. Patates yerine karnabahar püresi tercih edilebilir.

Yaban mersini: En iyi antioksidan kaynaklarından biridir. Sodyum, potasyum ve fosfor payı düşük olan yaban mersini hem diyabet hastaları hem de böbrek diyeti için öneri edilebilir.

Levrek: Omega 3 bakımından fazlaca zengin olan levrek, öteki deniz ürünlerine nazaran daha az fosfor bulundurur. Tüketirken porsiyon kontrolü önemlidir.

Kırmızı Üzüm:  C vitamini bakımından varlıklı olan kırmızı üzüm bununla birlikte iyi bir antioksidandır. Kırmızı üzüm bununla beraber kalp sağlığı ve diyabet hastaları için de müsait bir besindir.

Yumurta Beyazı: Yumurtanın sarısı çok besleyici olsa da yüksek miktarda fosfor içermektedir. Böbrek rejiminde yumurtanın beyazı daha iyi bir tercihtir. Aynı zamanda diyaliz tedavisi alan hastaların yüksek miktarda protein ihtiyacını da karşılayabilir.

Sarımsak: Manganez, C vitamini ve B6 vitamini kaynağıdır ve antiinflamatuar özelliklere haiz kükürt bileşikleri içerir. Böbrek sorunu olan kişilerde tuz yerine lezzet katıcı olarak kullanılabilir.

Karabuğday: Pek oldukça kepekli tahıl yüksek fosfor içermektedir. Karabuğday bunların yerine iyi bir tercihtir. B vitamini, magnezyum, demir ve lif sağlar. Aynı zamanda glutensiz bir tahıldır ve karabuğdayı çölyak hastalığı yada glüten intoleransı olan insanoğlu için iyi bir seçim haline getirir.

Zeytinyağı: Zeytinyağı fosfor içermemesi ve besleyici yöne bakımından böbrek diyetinde harika bir seçenektir.

Bulgur: Fosfor ve potasyum payı yüksek diğer tahıllara gore iyi bir böbrek dostu alternatiftir. B vitamini, magnezyum, demir ve manganez kaynağıdır.

Lahana: Harika bir K, C ve B vitamini deposudur. Ayrıca, tertipli bağırsak hareketlerini sağlayarak sindirim sisteminin sıhhatli işlemesini sağlar.

Dolmalık Biber: Besin kıymeti yüksek olan dolmalık biberin potasyum oranı da düşüktür. Özellikle kırmızı dolmalık biberler iyi bir C vitamini deposudur. Ayrıca, böbrek hastalığı olan kişilerde çoğunlukla zarar kabul eden, bağışıklık sistemi için önemli bir gıda olan A vitamini bakımından da zengindir.

Soğan: Sodyum içermeyen soğan yemeklere lezzet katmak için iyi bir alternatiftir. Soğan C vitamini, manganez ve B vitaminleri bakımından da zengindir.

Roka:  Potasyum bakımından düşük bir gıda olan roka böbrek dostu salatalar ve garnitürler için iyi bir seçimdir. Roka iyi bir K vitamini deposudur ve kemik sağlığı için önemli olan mangan ve kalsiyum içerir.

Turp: Böbrek rejimine sağlıklı katkı icra eden turp potasyum ve fosfor payı düşük bezleyici bir sebzedir.

Şalgam: Patates ve kış kabağı şeklinde potasyumda daha yüksek olan sebzeler için mükemmel bir alternatiftir. Şalgam, C ve B6 vitamini, manganez ve kalsiyum bakımından da zengindir.

Ananas: Portakal, muz, kivi şeklinde potasyumdan zengin birçok meyve yerine iyi bir alternatiftir.

Kızılcık: Hem idrar yollarına aynı zamanda böbreklere yarar sağlar.

Diyabetik Böbrek Yetmezliği Olanlar Nelere Dikkat Etmelidir?

Diyaliz tedavisine başlamış olan hastaların neredeyse %40’ının nedeni diyabettir. Diyabetik nefropati doğrusu diyabeti bağlı böbrek hastalarının tedavi periyodu iyi takip edilmelidir.

    • Diyabetik nefropatiyi önlemenin veya geciktirmenin en iyi yolu, sıhhatli bir ömür tarzı sürdürmek, diyabet ve hipertansiyonu test altında tutmaktır.

    • Kan şekeri düzeyleri, kronik böbrek yetmezliği hastalarında diyalizin muhtelif etkileri sebebiyle geniş ölçüde dalgalanabilir.

    • Hemoglobin A 1c düzeyi kronik böbrek yetmezliği hastalarında yanlış bir biçimde yüksek olabilir, sadece bu hastalarda hala makul bir glisemik kontrol ölçüsüdür.

    • Diyabet ilaçlarının çoğu, böbrek tarafınca atılır. Bu yüzden kronik böbrek yetmezliği hastaları hipoglisemi riski altındadır.

    • İnsülin, tedavinin temel taşıdır. İnsülin dozları düşük Glomerüler Filtrasyon hızları olan hastalarda azaltılmalıdır.

Diyabetik diyaliz diyeti nelerdir?

Diyabetik diyaliz diyeti, diyabetin yanı sıra son devre böbrek hastalığı olarak da adlandırılan aşama 5 kronik böbrek hastalığı olan hastalar için özeldir. Diyetin amacı kan şekeri düzeylerini yönetmektir. Diyaliz rejimleri gibi diyabetik diyaliz diyeti de besleyici ve yüksek nitelik protein içermelidir. Fosfor, potasyum ve sodyum kısıtlaması yeniden olmalıdır. Dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan kan şekerini etkileyen karbonhidrat alımının iyi test edilmesidir. Ekmek, mısır gevreği, makarna, pirinç, nişastalı sebzeler, meyveler, meyve suları karbonhidrat içerdiği için kan şekerini yükseltebilir.