Böbrek İltihabı(Nefrit) nedir ?

Böbrek İltihabı (Nefrit) Nedir?

Böbrekler; vücuttaki atık maddeleri, zararlı bileşenleri ve fazla sıvıyı süzen sonrasında da idrarla vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan organlardır. Böbreklerin bu işlevlerini yerine getirmesini sağlayan alt birimlerine nefron adı verilir. Her bir böbrekte ortalama bir milyon kadar nefron bulunur. Bu nefronların muhtelif sebepler sonucu inflamasyona (iltihaplanmaya) uğraması durumuna böbrek iltihabı (nefrit) ismi verilir.

Böbrek iltihabının birtakım farklı tipleri vardır:

· Akut Glomerulonefrit: Bu böbrek iltihabı, geçirilen ağır bir enfeksiyona bağlı olarak gelişir. Boğazda beta enfeksiyonu, hepatit, HIV şeklinde durumlardan sonrasında akut glomerulonefrit gelişebilir. 

· Lupus Nefriti: Lupus otoimmün bir hastalıktır. Yani lupusta, hastanın bağışıklık sistemi yanlışlıkla vücudun kendisine saldırır. Lupus hastalarının yaklaşık yarısında bağışıklık sistemi böbreğe de saldırır ve böbrek hasarı gerçekleşir. Böbrekteki iltihaplanmanın ve hasarın sertliği kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Lupus tanısı alan her hastanın tertipli aralıklarla böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi icap eder. 

· Alport Sendromu: Bu sendrom, görme ve işitme problemlerinin yanı sıra böbrek yetmezliğine de yol açabilir. Alport sendromu genetik olarak aktarılır. Bu nedenle bir ailede farklı nesillerde nefrit görülmesine neden olabilir. Alport sendromu, erkeklerde daha şiddetli ilerleyebilir.

· Kronik Glomerülonefrit: Kronik glomerülonefritte böbrek hasarı az az gelişir. Bu süreçte erken dönemde hastada birkaç nefrit emaresi görülebilir. Akut ve kronik glomerülonefrit, hastada ciddi böbrek hasarına ve buna bağlı olarak böbrek yetmezliğine neden olabilir. 

· IgA Nefropatisi: Nefritin en sık görülen türlerinden biridir. Bu rahatsızlık; IgA adı verilen antikorların böbrekte birikmesine ve iltihaplanma oluşturmasına bağlı olarak gelişir. IgA normalde, bağışıklık sisteminin zararı olan mikroorganizmalara karşı savaşmak için ürettiği bir proteindir. Ancak IgA nefropatisi olan hastalarda bu proteinlerde bir sorun vardır ve görevlerini yapmazlar. Kan kanalıyla böbreğe ulaşan IgA’lar burada çökelir.

· İnterstisyel Nefrit: Bu türde iltihaplanma; böbrekte interstisyum adı verilen sıvı dolu bir bölgede görülür. İnterstisyel nefrit, bir enfeksiyona ya da ilaca bağlı olarak ortaya çıkabilir ve fazlaca hızlı inkişaf gösterir. Böbrekte iltihaplanmaya sebep olan durum ortadan kaldırıldıktan sonra iltihaplanma düzelir. Ancak bazı hastalarda iltihaplanma böbrek üzerinde ciddi hasarlar oluşturmuş olabilir. Bu hastalarda böbrek yetmezliğine kadar ilerleyen durumlar görülebilir. 

Böbrek iltihabı emareleri, hastadaki nefrit türüne nazaran değişiklik gösterebilir. Hastalığın erken dönemlerinde hastada böbrek iltihabı emaresi görülmeyebilir. Hastalık ilerledikçe belirtiler de şiddetlenerek ortaya çıkar. Böbrek iltihabında görülen semptomlar:

· İdrar yaparken yanma veya ağrı hissi

· Sık sık idrara çıkma isteği

· Bulanık idrar

· İdrarda kan veya irin 

· Karında yada böbrek yataklarında ağrı

· Özellikle yüz, kol ve bacaklarda şişme, ödem oluşumu

· Kusma

· Ateş

· Yüksek gerilim olarak sıralanabilir.

Böbrek İltihabı (Nefrit) Neden Olur?

Böbrek iltihabı nedenleri nefritin türüne göre değişim gösterebilir. Bazı hastalarda böbrekte iltihaplanmaya sebep olan durumu algılamak mümkün olmayabilir. 

Böbrek iltihabı; Hepatit B, Hepatit C, HIV ya da Beta olarak adlandırılan bakteri enfeksiyonuna bağlı oluşabilir. Bir ailede nesiller boyu bazı bireylerde nefrit görülmesi, hastalığın genetik bir nedene bağlı olarak gelişebileceğini düşündürür. Bazı ilaçlar da nefrite sebep olabilir. Örneğin birtakım antibiyotikler, Non Steroidal Anti İnflamatuar (NSAİ) ilaçlar ve diüretikler; böbrekte iltihaplanmaya yol açabilir.

Nefrit ve diğer böbrek hastalıkları açısından riski artıran birtakım faktörler vardır. Bu faktörler:

· Kişinin ailesinde böbrek hastalığına haiz fert olması

· Yüksek tansiyon

· Diyabet

· Obezite

· Kalp rahatsızlıkları

· 60 yaşın üzerinde olma gibi sıralanabilir.

Bu risk faktörlerinden bir yahut birkaçını taşıyan kişilerin mutlaka tertipli olarak böbrek kontrollerini yaptırması gerekir. Düzenli kontroller sayesinde kişide oluşabilecek böbrek hasarı erken dönemde tespit edilebilir. Erken tanı, hastaların tedavilerinin başarıyla sonuçlanmasına büyük katkıda bulunur. Sonuç olarak erken tanı ve tedavi, böbrek fonksiyonlarının korunmasında büyük önem taşır. 


Böbrek İltihabı Nasıl Geçer?

Böbrek iltihabının iyileştirilmesi için önce hastaya müsait tanının konulması gerekir.

Tanı için ilkin hastanın hikayesi alınır ve muayenesi yapılır. Hastadan genellikle ilk istenen testler, kan ve idrar tahlilidir. Kan tahlili ile bakılan BUN ve kreatinin değerleri, böbrek fonksiyonları hakkındaki malumat verir. Kan tahlili ile kanda sodyum, kalsiyum, potasyum benzer biçimde elektrolitlerin düzeylerine de bakılabilir. Bu değerler de böbreklerin iyi çalışıp çalışmadığını anlamada yardımcı olabilir. İdrar tahliliyle de idrarda kan, protein varlığı araştırılır. Böbrekteki hasarın görülebilmesi için BT, ultrason şeklinde yöntemlerden faydalanılır. Böbrek iltihabı tanısını kesinleştirmek için böbrekten biyopsi alınabilir. Alınan parçanın incelenmesi kararı nefrit tanısı konulabilir. Biyopsi ile hastada hangi nefrit türü olduğu da belirlenir. 

Böbrek iltihabı iyi mi tedavi edilir? Sıkça karşılaşılan bir sorudur. Her nefrit türünün kendine ilişik bir tedavi şekli vardır. Akut nefrit ara sıra tedaviye ihtiyaç kalmadan düzelebilir. Ancak çoğu zaman böbreğin işlev görmemesi kararı vücutta oluşan fazla su ve atık maddelerin uzaklaştırılması için muhtelif tedaviler uygulanır. Kronik nefritte hasta düzenli olarak kontrole çağrılır. Hastanın böbrek fonksiyonları ve tansiyon yakından takip edilir. Bu hastalar için tansiyonu test edici ve ödem azaltıcı ilaçlar kullanılabilir. Lupus nefriti benzer biçimde durumlarda da bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar reçete edilebilir. 

Nefrite bağlı ciddi böbrek yetmezliği gelişen hastalarda diyaliz tedavisi yarar sağlayabilir. Diyaliz ile hastanın vücudunda biriken atık maddeler bir aygıt yardımıyla temizlenir. Diyaliz aleti, kanın içerisindeki zararı dokunan maddeleri filtreleyerek böbreğin görevini üstlenir. Böbrek yetmezliğinin uzun süreli tedavisi ise böbrek nakli ile olur. Hastaya uygun bir böbrek bulunması niteliğinde, sağlıklı böbrek hastaya nakledilir.


Organ vericisi, hayatını kaybetmiş biri olabileceği şeklinde hastanın bir yakını da olabilir. Böbrek naklinde başarı oranları oldukça yüksektir. Bu nedenle böbreğin nakledildiği hasta yaşamına sıhhatli bir şekilde devam edebilir. Hasta, nakilden sonra vücudun organı reddetmemesi için bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanabilir. 

Böbrek iltihabı beslenme düzeninde değişiklik yapılması sonucu doğurabilir. Nefrit hastalarının böbreği korumak için beslenmelerinde protein, sodyum ve potasyumu daha azca tüketmeleri gerekebilir. Nefrit hastaları bir diyetisyen yardımıyla kendilerine müsait bir beslenme düzeni hazırlayabilir. 

Nefrit, engellenmesi her zaman mümkün olmayan bir hastalıktır. Ancak birtakım uygulamalar, ferdin böbrek iltihabı transfer ihtimalini azaltır. Bu uygulamalar;

· Kilo kontrolü yapmak, ideal kiloda olmak

· Sigarayı bırakmak

· Tansiyonu ve şekeri test altında tutmak

· Düzenli egzersiz yapmak olarak sıralanabilir.

Böbrek iltihabı, her zaman tam anlamıyla tedavi edilebilen bir rahatsızlık değildir. Böbrekteki hasarın geri döndürülemediği hastalarda, kalan sağlıklı böbrek kısımlarının korunması gerekir. Böbrek sağlığının korunması, kalan kısımların işlevlerini yerine getirebilmesini sağlar. Böylece hastanın vücudundan atık maddeler, zararı dokunan bileşenler atılmaya devam eder.

Böbrek iltihabının tanısı ve tedavisi için donanımlı bir sağlık merkezine başvurmakta fayda vardır. Tanı için gelişmiş biyopsi seçenekleri olan ve tedavi için de tabip, diyetisyen şeklinde değişik sağlık mensuplarının uyum içinde olduğu bir merkezden randevu almak faydalı olur.