Bebeklerde göbek akıntısı

Bebeklerde göbek akıntısı

 

 

Göbek kordonu gebelikte anneyle bebeği bir birine bağlayan ve içinde bir çok yapı bulunduran çok önemli bir organdır. Doğum sonrası işlevini kaybeden göbek kordonu göbek girişine yakın bir yerden bağlanarak kesilir. İlk dönemde yumuşak kıvamda olan göbek kordonu giderek kurur ve ortalama 13 – 14 günlerde (3 – 60 gün) kendiliğinden düşer. Günümüzde kuru göbek bakımı önerilse de, bazen göbek enfeksiyonunun önüne geçilmesi amaçlı antiseptikli solusyonlar önerilmektedir (bu düşmeyi geçiktirebilir). Göbek kordonu 2 – 3 haftadan geç düştüğünde ve aynı zamanda göbek etrafı enfeksiyon görüldüğünde bazı bağışıklık sistemi hastalıklarından şübhelenilebilir.

            Göbek kordonu düştükten sonra altta kalan taze doku birkaç gün içinde iyileşerek ciltle kaplanır. Bazı durumlarda bu iyileşme tam olmaz ve göbek akıntısı veya enfeksiyonu görülebilir. Aşağıdaki durumlar göbek akıntısına neden olabilir.

 

Göbek granulomu:

            Göbek akıntısının en sık nedenlerindendir. Göbek kordonu düştükten sonra yerinde kalan taze doku bazen ciltle kaplanmak yerine iyileşme dokusu olarak gelişmeye devam eder ve küçük yumru şeklinde 'göbek granulomu' gelişir. Göbek içe gömülü olduğu için büyük boyutlu olanlar dışında dışarıdan görülmezler. Kendini göbekten kanlı – iltihaplı sıvı gelmesi ve çocuğun kıyafetlerini kirletmesiyle belli eder. Boyutu 1 – 2mm'den 1cm'e kadar olabilir. Kendiliğinden geşmez ve enfeksiyona neden olabilir. Tedavisi gümüş nitrat kalemleriyle yakılma veya kökünden bağlanmakla yapılır. Yakma işlemi granulom kaybolana ve cilt dokusu gelişene kadar bir kaç kez tekrarlanır. Gümüş nitrat kalemi yakıcı olduğu için dikkatli olunmalıdır. Etaf cildi korumak için krem kullanılır.

 

 

Göbek polibi:

            Bazı durumlarda göbekte akıntı zamanı boyutu granulomdan hafif büyük, dışarıdan da farkedilebilen, yakma işleminden fayda görmeyen, daha sert yumrular görülebilir. Bunlar gerçek göbek polipleridir. Gümüş nitrattan fayda görmez ve bağlanarak veya koterize edilip kesilerek çıkarılması gerekir.

 

Göbekte kanama:

            Göbek kordonu düştükten sonra sızıntı şeklinde kanamalar görülebilir ve çoğunlukla kendiliğinden duru. Bazen bu kanamalar daha inatçı olur ve doktora başvurulması gerekmektedir. K vitamini pıhtılaşmada önemli bir faktör olup, yenidoğan döneminde düzeyi düşüktür. Bu nedenle K vitamini eksikliğine bağlı kanamaların önlenmesi için tüm yenidoğanlara K vitamini yapılması gerekmektedir.

 

Göbek enfeksiyonu – omfalit:

            Çok ciddi sorunlara yol açabilen omfalit günümüzde doğumların hastanede olması nedeniyle nadir görülen hastalık haline gelmiştir. Hastaneye yatırılan bebeklerin %1'inde omfalit vardır. Göbekte akıntı ve çevresinde kızarıklık, hassasiyetle kendini belli eder. Hafif formlarda yerli antibiotikli kremler ve ağız veya damardan antibiyotikle toparlayabilir. Ağır formlardaysa çok daha ciddi olup hastanede yatarak, damardan geniş antibiyotik tedavisi ve bazen acil cerrahi müdahele bile gerektirebilir. Bu nedenle yenidoğan bebeklerde göbek bakımı zamanı temizlik kurallarına dikkat edilmeli, eller sabunla yıkanmalı, kuru veya antiseptik solusyonlu bakım yapılmalıdır. Evde doğum, düşük doğum ağırlığı, temiz tutulmaması risk faktörleridir.

 

Göbek akıntıısna neden olan diğer hastalıklar:

            Göbek akıntısının en sk nedeni granulom, polip ve enfeskyon olsa da, nadiren diğer nedenlerle de akıntı görülebilir ve bu durumlar cerrahi müdahele gerektirir.

            Gebelik döneminde anneyle bebek arasında bağlantı göbek kordonu yardımıyla olmaktadır. Gebeliğin erken dönemlerinde bağırsakları ve idrar kesesini (mesane) dışarıyla bağlayan yollar da buradan geçer ve erken gebelik döneminde kapanırlar. Bazen bu kapanma tam olmaz ve çeşitli anomalilere neden olurlar.

            Bağırsaklarla göbeği birleştiren yol (omfalomezenterik kanal) zamanında kapanmadığında çeşitli şekillerde kendini gösterebilir:

·         Yol tamamen açık kalabilir (patent omfalomezenterik kanal) ve buradan gayta gelebilir

·         Bağırsak kısmı kapanır, göbek kısmı kapanmazsa

         İçeriye doğru yol oluşturuacak şekilde açıklık (umblikal sinüs – göbek cebi)

         Göbek kısmında bağırsak dokusu içeren kist

         Göbekte bağırsak dokusu içeren polip

·         Göbek kısmı kapanır, bağırsak kısmı çıkıntı şeklinde kalır (Meckel divertikülü)

·         Hem bağırsak, hem göbek kısmı kapanır, fakat arada kistik doku kalabilir

·         Bazende yol kapanır, fakat kaybolmayarak ince bant şeklinde kalabilir. Bu bant bağırsakları göbeğe bağlar ve tıkanıklığa neden olabilir.

            Mesaneyle göbeği birleştiren yol (urachus) normalde kapandıktan sonra mesaneyle göbeği birleştiren bir bağ dokusuna dönüşür. Bu kapanma gerçekleşmediğinde veya kısmi kapanma olduğunda da çeşitli hastaslıklara ve göbek akıntısına neden olabilir:

·         Yol hiç kapanmaya bilir (patent urachus). Bu zaman göbekten idrar gelebilir

·         Mesane kısmı kapanıp göbek kısmı açık kalabilir (urachal sinüs)

·         Her iki taraf kapanıp ortada kistik oluşum kalabilir (urachal kist)

Bu anomalilerin bazıları erken bebeklik döneminde görülse de, bazıları daha ileri dönemlerde kendini belli edebilir veya hiç bir zaman farkedilmeyebilirler.

 

                                                                                               Op. Dr. Anar GURBANOV