Alerji Tanısı ve Tedavisi

Alerji Tanısı ve Tedavisi

Alerji, tepki gösterilmeyen maddelere karşı birtakım kişilerde o maddelerin tepki oluşturmasıdır.  Madde hangi organı etkiliyorsa o organa ait hastalık bulguları meydana geliyor. Örneğin üst solunumu etkiliyorsa hapşırma, geniz akıntısı şikayeti oluşuyor, Akciğeri etkiliyorsa öksürük, hırıltı gibi şikayetler hastada gözleniyor.

Alerjen nelerdir?

Alerjiye niçin olan maddelere alerjen denir. İnsanlar her maddeye karşı alerjik olabilirlerse de, alerjenlerin çoğu organik kökenli maddelerdir ve normalde zararsız olan, her gün karşılaştığımız, münasebet ettiğimiz, yediğimiz, içtiğimiz şeylerdir.

Yumurta, süt, fındık, fıstık, balık, midye.. Gibi besinler.

İçecekler…

Çocukların balonu, emzikleri, bulaşık eldivenleri...

Kedi, köpek, tavşan tüyleri...

Bilezikler, küpeler, takılar...

Tozlar, küfler, polenler...

Böyle daha binlerce, milyonlarca madde.

Aspirin, penisilin şeklinde can kurtaran ilaçlar.

Neden Olur? Genetik mi, çevresel faktörlerden mi doğar?

İki müessir var, genetik ve çevresel etkenler. Genetik olarak anne yada babada alerji var ise çocukta alerji görülme payı %30 oranlarındadır. Ebeveynlerin ikisindede alerjik bir bünye var ise çocuklarda bu oran % 50’nin üstüne çıkmaktadır.

Çevresel tesir olarak: yenilen gıdalar, hava kirliliği, mekanlarda iç ortam kirliliği alerjilere niçin olan sebepler arasındadır.

Alerji çeşitleri Nelerdir?

Solunum yolu alerjileri

Deri alerjileri

Besin alerjisi

Göz alerjisi şeklinde çeşitlerini ilk sırada sayabiliriz.

Alerjik hastalıklar nedir?

Alerjik hastalıkların başlıcaları şunlardır:

Saman Nezlesi (Alerjik Nezle)

Göz Nezlesi (Alerjik Konjunktivit)

Astım (Alerjik Bronşit)

Ürtiker ve Egzema (Alerjik Deri Hastalıkları)

Anne babalar çocuklarında alerji olduğunu iyi mi anlarlar?

Alerjiden kuşku edilen çocuklarda hangi alerji testinin müsait olduğuna çocuk alerjisi uzmanı muayene sonrası karar vermelidir.  Şikayetlerin öyküsü sorgulandıktan sonrasında yapılan muayene ile ilkin hastalığın ne olduğu tanınır; ondan sonra bu hastalığın alerjik olup olmadığına bakılır. Anne babaların kendi istekleriyle herhangi bir merkezde gidip alerji testi yaptırmaları doğru değildir.  Her alerjik hastalıkta istenecek alerji testleri farkına varır. Test sonuçlarının da kesinlikle bir çocuk alerji uzmanınca değerlendirilmesi gerekir. Çocukta saptanan her alerji ne olursa olsun hastalıktan sorumlu demek değildir. Yanlış olumlu ve yanlış negatif sonuçlar hastalığın tedavisinde aksamalara niçin olur. Alerji testi kandan veya ciltten yapılabilir.

Çocuklarda alerjiyi arttıran nedenler üzerine yapılmış olan kapsamlı çalışmalar neticesinde  en alaka çekeni “ Hijyen Hipotezi” olmuştur. Hijyen Hipotezi alerjideki artışı bağışıklık sistemi üzerinden açıklamaktadır. Bağışıklık sistemi bir terazinin iki kolu benzer biçimde birisinin aksi yönlerde çalışan iki farklı sistemden kaynaklanır. Bir kol mikroplarla savaşırken; öteki kol alerjik reaksiyonlardan mesuldür. Bağışıklık sistemi mikroplarla ne kadar oldukca münasebet eder ne kadar fazlaca çalışırsa; alerjiden uzaklaşmaktadır. Tam tersine mikropla savaşım kısıtlandıkça bağışıklık sistemi alerji yönüne kaymaktadır.

Besin alerjisinde Anne sütü alerjiden koruyucu maddeler içermektedir. Son zamanlarda çalışan annelerin sayısının artması ve mama sektöründeki gelişmeler, annelerin emzirme oranlarını ve sürelerini düşürmüştür. Daha az anne sütü alan bebekler ileri yaşlarında da hazır gıdaya yönelip, taze meyve sebzeleri yeterince tüketmemektedir. Bununla beraber; evlatların bilgisayar ve tv önünde hareketsiz bir yaşam sürmesi obeziteyi, obez ve fazla tartılı çocuklarda daha sık görülen alerji ve astımı bununla beraber getirmektedir.

Ev içi ve Ev Dışı Hava Kirliliği

Trafiğin yoğun olduğu yerlere yakın yaşayan çocuklarda ve erişkinlerde alerjik astım daha fazla görülmektedir. Egzos dumanındaki partiküllerin alerjik hassasiyete yol açtığı kanıtlanmıştır. Günümüzde şehirde hayata devam etmenin artması alerjik hastalıklarıda arttırmaktadır. Alerjik astımı olan evlatların ve erişkinlerin büyük bir çoğunluğunun ev tozu akar alerjisi görülmektedir. Evlerde ve çocuk bakımı yapılan kreş ve anaokullarında kullanılan halılar, içi doldurulmuş oyuncaklar, insan deri döküntüleri ile beslenen akarlar için müsait bir yaşam alanıdır. Son yıllarda evlatların toplumsal  içi doldurulmuş gelişimi ve eğitimi açısından oldukça daha erkene çekilen kreş, oyun grubu katılım yaşı ve ev tozu akarlarıyla teması arttırmaktadır. Süregelen temas, genetik yakınlığı olan çocuklarda; bir bardağın taşması benzer biçimde bir süre sonra alerjik rahatsızlık belirtilerini beraberinde getirmektedir.

Ne şeklinde tedavi yöntemleri uygulanabilir?

Alerjen özgün hassasiyet belirlendikten sonra tedavi yöntemi belirleniyor bunlar,

Ağızdan alınan ilaçlar,

Burna Sprey şeklinde uygulanan ilaçlar,

Aşı tedavisi şeklinde olabilir.

Alerjilere Karşı  Önlem Alınabilir mi?

Normal doğumun tercih edilmesi

Çocukların minimum 6 ay anne sütü ile beslenmesi

Çocukların toprakla doğayla temasının sağlanması,

Çocukların trafikten uzak aleni hava oyun alanlarında fiziksel aktiviteye yönlendirilmesi

Hazır gıdadan kaçınılması, bolca taze meyve  sebze tüketilmesi

Sanayiden ve trafikten uzak ömür alanlarının tercih edilmesi

Evlerin hava almasının sağlanması ve küfün engellenmesi

Ev içinde sigara içilmemesi

Konuyla alakalı anne- babalara genel önerileriniz nedir?

Anne adayları bebekleri alerjiden korumak için mutlaka gebelik dönemlerinde sigara kullanmamalı,bebek doğduktan sonrasında evde sigara içmemeli, içene de izin vermemeli, doğumu olası oldukca normal yollardan yapmalı, en az 6 ay kendi sütü ile beslemeli, ek gıdalara 4-6 ay arası başlamalı, evde halı değil de kilim kullanmalı, bebek yatağı ve yorganı bileşik malzemeden olmalı ve bebeğin yatak çarşaflarını haftada bir defa 60 derece sıcaklıkta yıkamalıdır.

Hamilelikte Alerji ortaya çıkabilir mi? Hangi tip alerjiler görülebilir?

Alerjik hastalıklar problemli gebeliklerdeki en sık rol oynayan hastalıklardır. Doktorlar hamilelik esnasında alerjik hastalık tedavisi açısından deva  kullanırken sıkıntıya düşerler. 


Astım, bilhassa hamileliğin 24. Ve 26. Haftalarında bulgular açısından ciddi bir pik yapar. Bu durumda kontrollü bir şekilde günlük KS dozlarını artırmak gereklidir. Hamileliğin son üç ayında ise teofilin benzer biçimde ilaçların vücuttan atılımı azaldığı için kullanımında dikkatli olunmalıdır.

Hamilelikte rinitin ne olduğuna dair çok az bilgi vardır. Özellikle vazomotorrinit (allerjik olmayan rinit) artan hamilelik esnasında vücutta normal olarak artan kan miktarı ve burun içi damarlarda göllenme sebebi ile ciddi bulgular verebilir. Ayrıca, hamileliğin sıhhatli bir halde devamı için düzgüsel olarak artan kadınlık hormonlarından progesteronun damar genişletici tesiri sebebi ile vasomotorrinit bulguları görülebilir.


Hamilelikte anafilaksi görülme sıklığında bir azalma olduğu gözlenmiştir. Plasental olarak üretilen histaminaz denilen enzim, alerjik hastalıkların bir oldukca bulgusundan sorumlu olan histamin şeklinde maddelerin çabukça parçalanmasını sağlayarak kan histamin düzeyini hızla azaltır; şu sebeple de anafilaksi benzer biçimde ağır tabloların görülmesi engellenir. Bununla birlikte, şayet hamilelik esnasında herhangi bir alerjik reaksiyon nedeniyle anafilaksi gelişirse, tedavi hamilelik dışındaki gibidir.


Ürtiker ve anjioödem hamilelikte progesteronun da allerjik etkilerinden dolayı en oldukça karşılaşılan klinik durumlardır. Bununla birlikte bunları gebelik kaşıntısından ayırt etmek gereklidir.

Atopik dermatit üzerine hamileliğin fazlaca az yada asla etkisi yoktur.

İlaç allerjisi, hamilelik dışı duruma göre oldukca az görülür şundan dolayı bu durumda aslına bakarsan bariz bir ilaç kullanması azalması vardır. Ancak; penisiline, insüline ve nisbeten azca da görülse oksitosinallerjisine rastlayabiliriz. Bu ilaçların kullanması mecbur ise bu ilaçlara karşı duyarsızlaştırma yapılabilir.